15 Aralık 2018, Cumartesi

Sofya’da kısa bir tur

Nerdeyse 45 yıl aradan sonra  Bulgaristan’ın başkenti Sofya’ya tekrar geldik. Aslında ilki upuzun bir Avrupa seyahati öncesinde ve sonrasısında şehirde hiç durmadan arabayla yaptığımız şehir geçişleriydi. Ancak o yıllarda arabayı bir yere park edip yayan dolaşmak büyük riskti. Planladığımız Marsilya’ya kadar uzanan yolu, arabasız otostopla gidip gelmek de vardı !

Hatırladığımız kadarıyla tarihi yerler aynı yerlerinde duruyor.Ama unuttuğumuz isimleri bu kez daha bilinçli olarak kaydettik.

Tarih boyunca Doğu Avrupa’nın en önemli kentlerinden biri olan, 500 yıl boyunca Osmanlı toprakları arasında yer alan  2500 yıllık bu güzel şehir, kültürel ve de ticari olarak da günümüzün önemli  bir başkenti.

Biz bu kez Dünya Turizm Örgütü’nün 4 günlük bir kongresi nedeniyle Kasım ayı ortasında, henüz havaların soğumamasından da istifade ederek, yürüyerek dolaşarak Sofya’ya bir günümüzü ayırdık .

Önce hemen belirtelim, eski de olsa tüm binalar bakımlı, yollar son derece düzgün hatta parlamento, bakanlıklar ve diğer hükümet binalarının yer aldığı merkezler renkli parkeler ile tertemiz. Bu parkeleri görünce  elbette hemen ülkemizi hatırladık. Yağan yağmur ile yerinde oynayan taştan fışkıran çamur ile kirlenen elbislerimizi anımsayarak belediyelerimize sevgilerimizi ilettik !

Sofya tarihi geçmişiyle çok büyük bir kültür ve sanat merkezi . Doğu Avrupa’nın en güzel tarihi yapılarından pek çoğunu görebileceğiniz bu kentte sayısız kültürel güzellik sizi bekliyor. Geniş bir tarihe sahip şehrin sokaklarının güzelliği Sofya turlarının popülerlik kazanmasının başlıca sebeplerinden bir tanesi.

Şehrin en ünlü yapılarından biri elbette Dünyanın en büyük Ortodoks katedrallerinden bir tanesi olan Alexander Nevsky Katedrali. Altın renkli kubbeleriyle dikkat çeken bu katedralin yanı sıra 1300’lü yıllarda yapılan Boyana Kilisesi de güzel duvar resimleriyle ilgi çekiyor. 6. yüzyılda inşa edilen, şehre adını veren ve Osmanlı döneminde cami olarak kullanılan Aya Sofya Kilisesi de şehrin en önemli kültürel ve tarihi zenginliklerinden bir tanesi.

Kentteki Osmanlı eserleri arasında en önemlisi, tarihi bir hamamdan Mimar Sinan tarafından camiye çevrilmiş olan Banya (Banyo) Başı Camii.  Yine Mimar Sinan tarafından yapılan Kara Camii, bugün Sveti Sedmochislenitsi Kilisesi olarak hizmet veriyor.

Sofya’nın diğer ünlü yapıları arasında Bulgaristan Parlamentosu, Bulgar Bilim Akademisi, Ulusal Kültür Sarayı ve Sofya Üniversitesi gibi binalar yer alıyor. Dev koleksiyonu ile Aziz Cyril ve Methodius Ulusal Kütüphanesi, Ivan Vazov Ulusal Tiyatrosu, Ulusal Sanat Galerisi ve Tarih Müzesi, kentin önemli kültür ve sanat yapıları arasında bulunuyor. Ancak 1 günlük kısa süre içinde dışarıdan gezip fotograflıyabildiğimiz bu eserleri umarım bir sonraki gezimizde içlerine girerek daha detaylı göreceğiz.

Nasıl gidilir

Türk Hava Yolları hergün birkaç sefer ile 1.5 saate varmadan sizi Sofya havalimanına ulaştırıyor. Havalimanından şehir merkezi 12 km. Trafik olmaz ise 15-20 dakikada odanızdasınız.

 

Nerede kalınır

Artık bir Shengen ülkesi konumuna giren Sofya’da her bütçeye göre otel bulmak mümkün.
Eski Sheraton yeni adıyla Sofia Hotel Balkan şehrin tam merkezi, Sveta Nedelya meydanında  5 yıldızlı Luxury Collection zincirinin bir üyesi olarak konuklarını ağırlıyor. Katıldığımız kongrenin de yapıldığı otelin her yanından adeta tarih fışkırıyor.

Bizim de konakladığımız Central Otel Sveta Nedelya meydanına 10 dakikalık yürüyuş mesafesinde. 4 yıldızlı 70 odalı bu otel, daha modern yapısıyla tavsiye edebileceğimiz uygun fiyatlı bir konaklama olanağı sunuyor.

Alışveriş

Şehirde alışveriş merkezi yalnızca yayalara açık Vitosha Caddesi‘dir.Bizim İstiklal caddesini andıran yapısıyla çeşitli ürünler satan çok sayıda mağaza, cafe ve restoranlar ile gezilmesi gerekli bir caddedir.

Sofya’dan  el işi ürünler, antikalar ve yöreye özgü müzik eşyaları, kilim ve halıları bu caddede bulabilirsiniz. Bu arada süper marketlerde ünlü Bulgar rakısı Mastika’yı inanılmaz ucuza alabilir ve şu aralar eski o güzel  lezzeti bulamasak da Bulgar kaşar peyniri Kaşkaval’ı  alışveriş listenize yazmanızı öneririz.

Central otel ile  Sveta Nedelya meydanını bağlayan cadde de her iki yanı çok sayıda mağazanın bulunduğu bir diğer alışveriş caddesidir.

Yeme & İçme

Sofya’da modern ve tarihi binalar içersine yerleşmiş çok sayıda restoran, cafe ve bar bulunuyor. Balkan, Slav ve Türk mutfakları başta olmak üzere İtalyan ve Rus etkilerinin görüldüğünü mutfaklarda mezeler, çorbalar, dana ve kuzu eti önemli yer tutuyor. Börekler, musakkalar, güveçler, dolmalar, köfteler ve yoğurt, bildik tatlar olarak Sofya mutfağının önemli çeşitleri. Bizim çoban salatasının üzerine kar yağmış gibi rendelenmiş beyaz peynirli başlangıcı hemen her restoranda göreceksiniz.

Sofya’da dopdolu program dışında yalnızca bir akşam yemek yeme fırsatımız oldu. Çok kısıtlı zamanımızda Jazz müziği ve yemek servisini  birlikte kullanma isteğimiz ile bize önerilen şık Ermeni restauranı  Egur Egur’u size tavsiye edebiliriz. Yine tanıdık yemekler ve Ermeni tadımlıkları ile çok makul rakamlı hesabı görünce şaşırarak bu kez bizim restoranlarımızı sevgiyle anacaksınız.

Eğlence

Sofya, Balkanlar’ın en canlı gece hayatı olan bir başkenti. Sofya eğlence hayatı o kadar renkli ki, çevre ülkelerden bile günübirlik buraya gelenler oluyor. Günün her saati canlılıkla dolup taşan bu kentin geceleri de sabahın erken saatlerine kadar süren eğlence fırsatları sunuyor.Hertürlü müziği sunan klüblerin yanısıra elbette Casinolar talihinizi denemek için Türk konuklarını beklyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir