25 Nisan 2019, Perşembe

Turizm’de işimiz Allah’a kaldı

İç karartan hiçbir şeyi okumak istemiyorum diyorsanız, hak veririm size. Sıkmayın canınızı!

Şimdi şu soru akla gelebilir. Yarın ne olacağını ön görebiliyor musun ki; tüm yılı soruyorsun!

Yerden göğe haklı olabilirsiniz.

Bir İçişleri Bakanı, kasabanın birinde eline mikrofonu alıp konu ile ilgisi olmayan bir konuşma sırasında terör örgütü ile beraber olduğunu; toplantısına, yürüyüşüne katıldığını tespit ettiğimiz yabancıları havaalanında gözaltına alıp ülkemizde tatil yaptırmayacağız mealinde bir konuşma yaparsa, tüm umutlar söner.

Özellikle Batı Avrupa pazarında rezervasyonlar durma noktasına gelir; iptaller başlar. Bu birkaç gün içinde kimsenin öngöremediği bir sonucu doğurur.

Türkiye’ye demokrasinin kurum ve kurallarının düzgün işlediği ülkelerden turist bu koşullarda gelmez.

İçişleri Bakanının demecinden sonra Almanya’da yapılan kamuoyu yoklaması sonuçları bu tezimizi doğrulamaktadır.

6 ay önce 2019 yılının 2018 yılına göre fiyatların ve gelen turist sayısının ortalama % 15-20 civarında artacağını gösterirken, daha doğrusu bu beklenti turizm kamuoyunda hakim iken, bugün başta İstanbul olmak üzere  Nisan – Mayıs aylarında beklenen turist girişinden eser yok.

Rezervasyonlar bunu gösteriyor. İstanbul’da eli ayağı düzgün, Batı başkentlerinde en az 150 Euro vererek konaklayabileceğiniz otellerde 40-50 Euro vererek  konaklayabilirsiniz.

Kimse kimseyi kandırmasın. Yalan yanlış istatistikler ve TÜİK verileriyle hayatın içindeki turizmciler, sahibi ve yöneticisi olduğu tesisler, kuruluşlar verileri yalanlıyor.

Geçen yıl BDT Ülkeleri’nden rekor sayıda turist girişi oldu. Nasıl becerdik bunu?

Turistin özellikle de Rus turistin cebine para koyarak, 180 Dolar olan ortalama koltuk maliyetini 40 Dolar gibi hesaplayarak.

Ne oldu sonuçta?

BDT pazarıyla çalışan birçok tur operatörü otellere bol miktarda borç takarak bu yılı seneye inşallah öderiz sözüyle kapattı.

Oteller, BDT Ülkeleri’yle çalışan  tur operatörlerine mahkum. Gık diyenin parasını alması hem zora girer hem de o tur operatörünü kaybeder.

Bedeli her iki yönde de ağır olur!

Dilerim öngörülerim haklı çıkmaz. Ama Türkiye turizmi için çok ağır koşullar karşımızda tüm görkemiyle bizi bekliyor.

En çok turist gönderen ülke konumundaki Rusya’da işler iç açıcı değil.

Ruble, dolar karşısında geçen yıla göre % 25 değer kaybetti. Türkiye’ye gelen Rus turistin geceleme sayısı 9.5 gecelemeden 7.2 geceleme sayısına düştü.

2019 yılında Rus turist sayısında bir milyona yakın düşüş ve geceleme sayısında da % 20 azalma olacağını söylemek kehanet olmaz.

Almanlar, İngilizler, Belçikalı ve Hollandalılar da pek gelmeye niyetli değil.

Çin’den gelen turist maliyetinin altında bir fiyatla Türkiye turunu satın alıyor. Sonu neye varacak bilemiyorum diyeyim daha iyi. Öncekilerin ne geldiyse başına benzer yazgının tekrarlanması kaçınılmaz görünüyor.

Biz çok az turizm, çokça ticaret ve doldur boşalt yapıyoruz. Mekanizma böyle çalışıyor; 1991 Körfez Krizi’nden bu yana…

İç pazarın çökme noktasına gelmesi, siyasi istikrarsızlık, ağır ekonomik koşullar demokrasi, hukuk gibi konularda standartlarımızın çok düşük olması ve her geçen gün geriye gitmesi bu tablonun ana nedenleri olarak sayılabilir.

Şimdiden ellerimizi havaya açıp; dua etmeye başlayalım. Herkes kendi duasını etsin.

Yani, işimiz Allah’a kalmış durumda.

Deniz Tüfekçi