web analytics

16 Eylül 2019, Pazartesi

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Ne İş Yapacak?

Bu satırlar yazıldığı sırada, TBMM’de görüşülmemiş, ancak kabul edilmesine kesin gözle bakılan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, isim ve ünvan olarak çok şatafatlı görünse de ne yapacağı konusunda derin soruları da beraberinde getirmesi bakımından, uzun zaman kamuoyu ve medyada tartışılacağa benziyor.

Uzun yıllarını turizmin gelişmesine bireysel ve kurumsal  olarak katkı sağlamış bir turizmci olarak, öncelikle kurulması planlanan böyle bir ajansın, bakanlığın tanıtım genel müdürlüğünden farklı  nasıl bir tanıtım programıyla ülkemizi dünya’da tanıtacağı hususunda soru işaretler  bulunmaktadır. Türkiye, bugün dünyanın her yerinde tanınan bir ülkedir, doğruları ve yanlışlarıyla; ancak turizm potansiyeli ve dünya  üzerindeki sıralamasına bakılırsa katetmesi gereken daha uzun bir yolun olduğu açıktır.

1970’li yıllarda ve daha sonra 1980’li yıllarda’da turizm bakanlığı tarafından uluslararası ihaleler açılarak ülkemiz turizmi tanıtılmaya çalışılmış, milyonlarca dolar harcanarak tanınmış İngiliz ve ABD’li tanıtım ajanslarına bu ihaleler kapalı kapılar ardında verilmiş ve bizler de otelci ve turizmciler olarak ülkemizin ne zaman patlama yapacağını beklemeye başlamıştık. Ancak, ne turizm patlaması oldu ne de giden dolarlar geri geldi ve ne de bu çalışmaların hesabı soruldu.

Bugün de kurulması istenen Turizm Ajansı, bu kez yabancı tanıtım firmalarına değil, sonunda Türkiye Varlık Fonu’na devredilecek gibi görünmektedir turizmcilerin gözünde. Kültür ve Turizm Bakanı başkanlığında 13 kişilik bir yönetim kurulunda, ne TÜRSAB’ın ne de TUROB’un bir üyesi bulunacak, buna karşın turizmin tüm ağırlığını çeken konaklama ve seyahat acentelerinden turizm payı adı altında azımsanmayacak bir oranda, hem de cirolarından kesintiler yapılarak destek alınacaktır. Son 4 yıldır zor durumda olan, ülkenin ekonomik istikrarsızlığı nedeniyle borçlanan konaklama sektörü ve seyahat acenteleri, geçen yılın ikinci yarısı ve bu yılda sürmesi beklenen turizm hareketliliğinde bir canlanma beklerken, devletin yapması gereken ucu belirsiz bir tanıtım faaliyetine maddi destek vermeleri ne kadar doğru bir yaklaşımdır? Kendi  tatil beldelerine binlerce turisti kendi özel charter uçaklarıyla getiren, herşey dahil sistemiyle ülkenin en görülesi yerlerini göstermeyerek,tesisin içinde üç hafta kalmaya mahkum eden, uluslararası tur operatörlerinin  bu ajansar maddi destek vermeleri düşünülmekte midir? Tanıtım, hele turizm gibi çok değişken bir sektörde. öncelikle misafir memnuniyetinden ve onların kendi  ülkelerinde yapacakları olumlu ve parasız reklamlardır. Çok paralar harcayarak, yabancı turizmcileri ve turizm yazarlarını davet ederek, onları ağırlayarak veya tanınmış sinema sanatçılarına milyon dolarlar ödeyerek  yapılacak tanıtım artık bir netice vermemektedir. Veya,dünyanın önemli  merkezlerine asılacak billboardlarla, CNN gibi tanınan ve izlenen medya kuruluşlarına bol sıfırlı dolarlar ödeyerek te tanıtım yapamazsınız, yapılırsa da bu sokağa atılacak paralardır. Turizm ajansının nasıl bir tanıtım faaliyetinde bulnacağının, sektörün bileşenlerine açık bir şekilde anlatılması, ne kadar bir zamanda nasıl bir netice beklendiği ,maddi desteklerin sektörün bileşenlerinden adil bir şekilde organize edilerek tahsil edilmeleri cevap bekleyen sorulardır.

Turistlerin ülkemizde yaşadıkları zorlukları gözönünde tutarak, insanımızın turisti hala yolunacak bir meta gibi görmesi,kısıtlı özgürlük ve demokrası anlayışı, adalet ve hukuk kavramlarının olmadığı bir ülke için, turizm ajansı adı altında turizmcilerden oluşmayacak bir ajansın varlığı, olsa,olsa TVF’ye maddi  destek,otelci ve turizmcilere ise maddi bir külfet getirmekten daha farklı bir şey olmayacaktır.

Hele, turizm gibi en küçük bir terör olayında bütün bir sezon yaşanacak rezervasyon iptallerinin, sektörde açacağı yaralar ve sonrasında turizm ajansının bu tür yaraları kapatmadaki rolü, üzerinde tartışılması gereken konulardır.

Mehmet Kaynak

Turizm&Otel Danışmanı