05 Temmuz 2020, Pazar

Yeni ‘İstanbul Vizyonu’na başkanlar ne dedi?

istanbul

İstanbul 2018 yılında toplamda bir önceki yıla göre yüzde 25,2 oranında artışla 13,4 milyon yabancı ziyaretçi ile Türkiye’nin en çok turist ağırlayan kenti oldu. 13,4 milyon ziyaretçisiyle İstanbul, Türkiye’ye gelen toplam yabancı ziyaretçi sayısının yüzde 34’ünü misafir etti ve en çok ziyaretçi ağırlayan Avrupa şehirleri arasında üçüncü sırada yer aldı. Peki İstanbul’un tarihi, kültürel ve sosyal potansiyelini daha iyi kullanmak ve yeni ‘İstanbul Vizyonu’nu oluşturmak için neler yapmak gerekiyor? TÜRSAB Dergisi The Voice Of Travel, bu soruyu sivil toplum kuruluşlarının başkanlarına yöneltti.

TÜRSAB Başkanı Firuz B. Bağlıkaya, İstanbul vizyonunda kültür sanat ve turizm buluşması gerektiğini vurguladı. Bağlıkaya; UNESCO tarafından oluşturulan “Yaratıcı Şehirler Ağı” listesine tasarım alanında giren İstanbul’un 2010 yılında “Avrupa Kültür Başkenti” olması sonrasında turizmde çok önemli bir sıçrama gerçekleştirdiğini hatırlattı. İstanbul’u dünya gündemine taşıyacak kültür sanat etkinlikleri, konserler, festivaller, turnuvalar ve organizasyonların büyük önem taşıdığını vurgulayan Bağlıkaya, film stüdyolarının, prodüktörlerinin, MTV gibi önde gelen müzik kanalı yöneticilerinin ve yönetmenlerinin İstanbul’a davet edilerek potansiyel iş birliği olanaklarının değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Şehrin söz sahibi kültür sanat paydaşlarının ve yöneticilerinin bir araya geleceği projeler üretilmesi gerektiğine de vurgu yapan Bağlıkaya, “Son dönemde sosyal medya mecraları tanıtım açısından ön plana çıkıyor. Bu bakımdan dünyaca ünlü influencer ve blogger’ların İstanbul’da ağırlanmasının tanıtım açısından İstanbul’a değer katacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

 “Dünyadaki değişimi ve dönüşümü iyi takip etmek gerekiyor” diyen TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski, dijital dönüşümün ticareti ve kentlerin seyrini etkilediğine dikkat çekerek, bunun gerisinde kalınmaması gerektiğini belirtti. İstanbul’un yeni vizyonunda kentsel dönüşümün önemine değinen TÜSİAD Başkanı, “İstanbul hepimizin gözbebeği. Tarihi, kültürel ve doğal dokusu ile sadece bizlerin değil, dünya mirasının da önemli bir parçası. Bu sebeple sadece ülkemiz adına değil, tüm dünyaya karşı bu kıymetli hazineyi koruyup geliştirmek için önemli bir sorumluluğumuz var. Kentsel dönüşüm sürecini iyi değerlendirmeli, hem kültürel mirası koruyan hem de iklime uyumlu ve karbon ayak izi düşük olan binalar tasarlamalıyız. Deprem riski bu kentin her zaman öncelikli gündem maddesi. Depreme hazırlık kent vizyonunun her zaman bir parçası olmalı” dedi.

Yeni İstanbul vizyonunun ‘köklü geçmiş ile parlak geleceği birleştirecek bir vizyon’ olması gerektiğini dile getiren İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Dünyada bir marka haline gelmenin ve akılda kalıcı olmanın en etkili yolunun şehirlere vizyon kazandırmak olduğunu vurguladı. İTO Başkanı Avdagiç, “21. yüzyıl şehirlerin yüzyılıdır ve şehirler olmadan ülkeler bir hiçtir. Marka şehirleri ne denli fazlaysa, ülkeler de o kadar büyüktür.  Bir şehrin vizyonu, o kentin sahip olduklarıyla geliştirdiği ileriye dönük bakışıdır. İstanbul da ticaret için kavşak noktası olmasının yanı sıra; fuarlar, kongreler, kültür, sanat, turizm ve sanayi kenti olmayı kendine vizyon olarak belirlemiştir. Kıyıkent entegrasyonun önemli bir adımı olan Galataport’un açılmasıyla deniz turizmi, İstanbul ve Türkiye’nin dünyaya açılan önemli bir kapısı olacaktır” dedi.

“İstanbul sanayisiz, sanayi de İstanbulsuz düşünülmemelidir” diyen İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, “İyi bir planlama ile bu dünya mirası kentimizde, çevrenin de, tarihin de kültürün de korunabildiği, turizmin geliştirilebildiği, kısacası sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayan tüm parametreler ile birlikte bir sanayileşmenin de devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bugün dünyanın birçok büyük metropol kentinde olduğu gibi İstanbul’da da sanayinin şehre ait ve şehirle bütünleşmiş bir faaliyet olduğu kabul edilmelidir” diye konuştu.

İstanbul’u dünya genelinde temsil edecek bir ambleme sahip olması gerektiğini söyleyen Ticaret Bakanlığı Türkiye Tanıtım Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Şengüler, dünyadaki marka şehirler arasındaki rekabete dikkat çekti. Şengüler, “Günümüzde dünyada birbiriyle rekabet halinde olan yaklaşık 2,7 milyon küçük kent/kasaba, 3 bin büyükşehir, 455 metropol şehir ve 195 ülke var. ‘Ben zaten önemliyim, rakibim olamaz’ diyemezsiniz. Her marka bir hikayedir. İstanbul’un hikayesi çok güçlüdür ama bu kenti kendi hikayeleriyle taçlandırmak ve yeni masalsı hikayeler yaratmak gerekir. İstanbul’un marka değeri ancak algısını doğru yöneterek mümkündür. ‘Marka Kent İstanbul’ için ilk atılması gereken adımın; kent liderlerinin İstanbul Marka Ajansı gibi tek bir yapı çatısı altında birleşmesi olduğuna inanıyorum.” sözleriyle İstanbul vizyonunu tanımladı.