web analytics

11 Kasım 2019, Pazartesi

Konaklama vergisi sektöre ceza

plaj

Yıllardır bekledikleri yasa çıkarılmazken sektöre art arda yükler getirilmesinden yakınan Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı ve Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, “konaklama vergisi” ile sektörün cezalandırılmak istendiğini öne sürdü. “Turizm sektörü başarı olduğu için mi cezalandırılıyor? “ diye soran İşler, “Bu vergi ille de alınacaksa nispi olmalı, maktu olması verginin otelcinin cebinden çıkması demek” dedi.

Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin 31 maddesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Teklifle “konaklama vergisi” adı altında yeni bir vergi getirilirken, otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart hotel, misafirhane ve kamping gibi konaklama tesisleri ile dağ ve yayla evi gibi kırsal turizm tesislerinde verilen geceleme hizmetinin konaklama vergisine tabi olması öngörüldü.

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, sektörün yıllardır beklediği turizm yasası bir türlü çıkmazken, en başarılı, ekonomiye en fazla katkı sunan turizm sektörünün yeni vergilerle cezalandırıldığını söyledi. Turizm Geliştirme Ajansı payının ardından Thomas Cook’un iflasıyla baş etmeye çalışırken bu kez sektörün karşısına “konaklama vergisi” çıktığını anlatan İşler, konaklama vergisinin gelirle orantılı bir vergi olmadığının altını çizerek şu görüşleri dile getirdi:

“Turizm sektörü yeni bir cezayla, vergilendirme cezasıyla karşı karşıya. Bu sektör diğer sektörler yanında üvey evlat mı? Turizm sektörü başarı olduğu için mi cezalandırılıyor? En çok katkıyı sağlayan turizm sektörü en büyük cezaya maruz kalıyor. Ne iktidardan ne muhalefetten ses çıkmıyor. Bu sektöre yeni vergiler getirmek demek, bitirmek, yok etmek demek. Devlet, vergisini ödeyen, başarılı, basiretli tüccarın üzerine gideceğine kayıp ve kaçakların üzerine gitmeli. Böyle olursa vergi tabana yayılmış, vergi uygulamalarında kamu vicdanı da rahatlamış olur.”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda verilen bir önergenin kabul edilmesiyle konaklama vergisini belirleme usulünde değişikliğe gidildi. Yasa teklifinin ilk halinde 2020 yılı için yüzde bir, sonrası için yüzde iki olarak olarak öngörülen konaklama vergisi maktu hale getirildi. Yapılan değişiklik uyarınca, kişi başına gecelik konaklama vergisi beş yıldızlı otel ve tatil köyleri için 18 lira, dört yıldızlı otel ve tatil köyleri için 12 lira, üç yıldızlı oteller ve belediye belgeli konaklama tesisleri için 9 lira, iki ve bir yıldızlı oteller, pansiyon, motel, apart otel ve kampingler için 6 lira, butik oteller ve özel konaklama tesisleri için 18 lira olarak belirlendi.

Konaklama vergisinin komisyonda verilen ve kabul edilen önergeyle maktu hale getirilmesini eleştiren TÜROFED Başkan Yardımcısı ve ETİK Başkanı Mehmet İşler, verginin nisbi olması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Devletin parasal kaynağa ihtiyacı olacaksa, konaklama sektöründen bu vergiyi ille de alacaksa, bu verginin konaklama fiyatı üzerinden, oransal olarak belirlenmesi gerekir. Vergi maktu değil, nispi olmalı ve bu oran yüzde 1’i geçmemeli. Maktu olanı müşteriye anlatamayız. Maktu demek fiyat artışı, verginin otelcinin cebinden çıkması demek. Nispi vergilendirmenin emsalleri var, yabancıya da Türk müşteriye de anlatmak daha kolay. Zaten maktu vergilendirme nerede ise yüzde 10 fiyat artışı demek. Vergilendirme adil olmalı.  Kazanamadığın paranın vergisi yüksek olacak.  Ekstra harcaması olmayan, turla gelen misafire bu maktu vergi nasıl rücu edecek?”

TÜROFED Başkan Yardımcısı ve ETİK Başkanı Mehmet İşler, sağladığı döviz girdisiyle cari açığın kapatılmasında önemli rol oynayan, istihdam sağlayan, ekonominin çarklarını yağlayan sektöre yeni yükler bindirilmemesi gerektiğini söyledi. Yasa teklifinin sektörün görüş, öneri ve talepleri doğrultusunda yeniden ele alınmasını isteyen İşler, “Turizm sektörü başarılı olduğu için cezalandırılmamalı. Sektör, üst üste bindirilen yüklerin altından kalkamaz hale getirilmemeli” görüşünü dile getirdi.