22 Eylül 2020, Salı

Yerli ve milli havayolu ile havaalanı!

Refet Kayakıran

Bilin bakalım Malabo nerede Haneda nerede… Peki ya Banjul? Lankeran,  Rovanem, Luanda? Bildiyseniz, buralardan uçağa atlayıp, İstanbul’da su bile içmeden,  dünyada ne kadar ülke varsa THY ile en ucuz yoldan bağlanabilirsiniz. En ucuz lafı, oralardan çıkış yapıp uçanlara geçerli, Türkiye’den çıkış yapan yerlilere pahalı… Yerli ve Milli de bir yere kadar yani!

Anlı şanlı Türk Hava Yollarımız, tüm dünya insanlarını İstanbul’u dünyanın 1 numaralı transit merkezi, yani  ‘’HUB’’ ı yapma ihtirasıyla oradan oraya taşırken, Türkiye’den çıkış yapan vatandaşlar ve Türkiye’ye gelen gerçek turistlerimiz çeşitli şekillerde  ‘’HAPI’’ yutmakta…  Amaç, karayollarında Avrupa’yı sallayan TIR larımızın yanı sıra THY miz de göklerdeki 1 numaralı Transit taşıyıcı olsun, varsın, konaklamalı turist ile vatandaş sürünsün!

Biz Türkiye vatandaşları ve milyonlarca Türkiye, İstanbul hayranı yabancı turist, mecbur muyuz THY nin transit taşımacılığı için piyon olmaya ve bin türlü kusurla açılmış bir hava limanında sürünmeye… ve üstelik THY, bu limanda zarar ettikçe farkını da ödemeye!

İstanbul Havalimanının teknolojisini bile anlamadığımızdan çalışamayan körüklerinden tutun, park etmek için yarım saat pistte gezen uçaklara, onlarca teknik eksik ve aksaklığa, olumsuz çevresel faktörlere,  vs. yüzlerce makale basında mevcut…  bunları bir daha yazmaya gerek yok sanırım…

Ama mesela en son garabeti yazalım… Havalimanı yönetimi tarafından daha yeni ilan edilen bir talimatla, bundan böyle İstanbul’a  gelecek ve alanda karşılama-şehre transfer aracı  isteyenlerin, yani gerçek turistlerin, acentası-rehberi, tabela ile ismini tutamayacak, ayrı bir salonda turistini bulacak ve de turist başına 5 euro gibi bir bedel ödeyecek! Daha doğrusu rehber turisti değil, dünyada ilk ve tek örnek olarak turist rehberini bulacak! Şöyle oluyor: Turist alana inip, gümrükten çıkıp, ‘’ meeting point’’ yazan salonu bulup, pasaport polisi gibi masadaki görevliye adını söyleyip, adı ekranda çıkınca, koşarak gelen rehberiyle kucaklaşacak…  Adı ekranda çıkmazsa yandı, çünkü salonda yüksek sesle isim söylemek yasak, cezası var…  Fakat bence 65 yaş üstüne de öncelik tanınmalı ki, hastane ve havalimanlarımız tek tip bir düzene kavuşsun. Hatta bu 5 eurolar turistin maaşına da yansıtılabilir! Bu sistemi iyice anlasınlar ve inince alanda kaybolmasınlar diye, bence uçaklarda animasyonlu ekran anlatımı veya hiç olmazsa 3 dilden broşür verilmeli ve ayrıca bagaj salonunda kocaman tabelalara açıklama da yazılmalıdır! Veya belki de Acentalar, turistlerine gelmeden önce yanlarına isimleri yazan bir tabela ile gelmelerini istemeli ve alanda bekleyen rehber, elinde tabelasıyla çıkan yolcusunu kapıdan çıkınca hemen bulmalıdır!

Zihni sinir icatlarımızla her konuya olduğu gibi, turizme de yepyeni boyutlar katan yöneticilerimiz, böyle bir kararı bir turizmci ve de esaslı bir acentacı olan bir Bakanın döneminde alabiliyorlarsa, Türkiye’de artık turizm filan yapılmaz.

Tamamen farklı rant hesaplarıyla ve THY’nin geleceği pek de iyi öngöremeyen hesaplarıyla yapılan bu yenl havalimanı, Atatürk Havalimanını şimdiden aratmakta… Şehrin merkezinde yer alan uluslararası bir hava limanı hem o kentte ve o ülkede yaşayanlar için, hem o kente gelen yerli-yabancı turistler için bulunmaz hint kumaşı kadar değerliydi! Büyütülemez, alanı yetersiz diyenlere de sadece tek bir cevap yeterli. Kanalİstanbul’u düşünen kafa, Yeşilköy’ü bir yılda 2 katına çıkartmazsa namerdim! Hem de yanında akan Ayamama deresini kanal yapıp, inen yolcuyu doğru denize bağlamacasına! Budur işte Kanal İstanbul!

THY büyüsün, dünyanın 1 numarası olsun da, bana, İstanbul’a, turiste faydası ne? Ben ve turist, kent merkezine gelmek için neden sürüneyim taaa dağ başında. Efendim metro yapılıyor… yapılıyor da illa metro diyemezsin ki bana… Yeşilköy den mis gibi sahil yolundan kente tarihi surlar arasından Taksim’e 60 TL ye gitmek varken, dağ başından en az 150 TL neden taksiye para vereyim.

Esas konu ise teknolojik gelişim… Henüz ufukta hiçbir yolcu uçağı teknolojimiz gözükmezken ama el oğlu her yıl daha da hızlı ve ekonomik uçaklar yaratırken…  3-5 yıl değil de,  haydi 10 yıl içinde yerel havayolları Pekin-New York, Addis Ababa-Chicago, Moskova- Johannesburg  gibi THY nin tüm hatlarında aynı ekonomide ve bağlantısız uçmaya başlarlarsa, ne olacak halimiz ve mega TIR limanımız?

Mahkumsun ABD ye Boeing’le veya Avrupa’ya Airbus’la…  Ne malum 5-10-20 yıla bu uçakların ABD li veya Avrupa lı havayollarıyla seni kenara itip kendi havayollarını öne çıkartmayacağı? Ne malum Pekin’den hızlı trenle 3. Köprünü de satın alan Çin’in,  Berlin’e, Londra’ya bağlanarak,  senin yarı fiyatına kargo taşımayacağı (başladı sayılır)?

E peki Havalimanı uçuş teknolojisi, kule, radar filan senin mi? Değil…

Hiçbir teknolojik unsuruna hakim olmadığın Havayollarıyla, sen devleti ve hepimizi milyarlarca dolar borçla 3. Havalimanı gibi bir garabete sürüklerken, bu hesapları ne kadar öngördün acaba meraktayız!

Haa elbette boşalan Yeşilköy’deki liman arazisindeki rantı hesaplamakta elbette üstüne yoktur.

Yıkılacak ve muazzam milyarlık konutlara, AVM lere vs mekan olacak Atatürk Havalimanı arazisindeki rantı bizim bile hesaplamamız çok kolay. Ama 3. Havalimanının geleceği ise şimdiden meçhul!

Öyle meçhul ki, müteahhit ve işletmeci, daha ilk günden zaten ağlamaya başlayıp bir çok avantaj koparttığı gibi şimdi de 2 milyar kiramı ertele diye ağlıyor! Atatürk Havalimanı işletmecisi TAV’a ise 3 yıl erken bitirilen sözleşmesi için 2.5 milyar ödendi mi?

Geri dönülemez bir şekilde Türkiye’yi büyük zararlara sokan İstanbul Havalimanı, THY nı da zarara soktuğu gibi, Turizm Bakanının ailesinin uçak firması Atlas Jet i dahi batırmayı başarmadı mı?

Sırada şimdi İstanbul turistinin daha ilk adımında ülkeden nefret ettirilmesi var… Dünyada eşi benzeri olmayan, Turistin rehberini arayıp bulması ve kelle başı para ödenmesi saçmalığına derhal son verilmelidir!

Refet Kayakıran