14 Temmuz 2020, Salı

Kongre ve Incentive Turizminin Önemi

Günümüzde MICE olarak adlandırılan kongre-toplantı-etkinlik turizmi, biz eski turizmciler zamanında ( 70-80-90’li yıllar) Incentive turizmi olarak,daha sonralarda ise “Destination Management” olarak ta bilinen ve turizmin “ creme de la creme”i olarak farklı bir organizasyon ve itinayı gerektiren bir “turizm dal”ı idi.

Neden farklı bir organizasyondur MICE?

Yaratıcılık, kültür, organizasyon becerisi( organisation skill) öncelikle aranan özelliklerdir. Her seyahat acentesinin yapmaya cesaret edemeyeceği bir dal’dı.Dünya’da çok geçerli ve aranan, seyahat acentesinden daha farklı çalışan organizasyon şirketleri bugün global bir çalışma içinde yeni programlar,yaratıcı fikirleri çokuluslu şirketlere sunarak “promotional event”lerini organize etmek için uğraşmaktadır. Bu şirketlerin MICE organizatörleri sürekli olarak yeni ülkeler, ilginç programlar aramaktadır. Bu tür programlar en az 2 gün en fazla 4 günlük olmalı ve programlarda hiç boşluk bırakılmamalıdır.

Ülkemizde kongre ve incentive turizminde öncülük eden şirketlerin başında VIP Turizm’in çok eski yıllara dayanan bir öncülüğü vardır. O zamanlarda çok katılımlı kongrelere uygun salonlar ne yazık ki yoktu, küçük kongre ve toplantılar az sayıdaki büyük otellerin toplantı salonlarında yapılırdı. Uluslararası çok katılımlı toplantılar en erken 3-5 yıl önceden belirlendiği için, kongre ve toplantı organizasyonu yapan Türk acenteleri her yıl gerek turizm fuarlarında(özellikle kongre ve turizm ağırlıklı) gerekse çanta ellerinde ülkemizi tanıtmaya çalışırlardı. Bu satırların yazarı da ,gerek otelcilik gerekse onun yatay entegrasyonu olan seyahat acenteciliğinde ülke turizmine bireysel anlamda katkılar vermiş,dünyanın bir çok yerinde çok sayıda uluslararası fuarlara katılmış,bireysel temaslarla çok sayıda kongre ve incentive turizmini ülkemize kazandırmıştır.

Ülkemizde,İstanbul,Antalya kongre ve MICE turizminde sağladıkları imkanlar ve uluslararası tanınabilirlik açısından önde gelen kentler olmakla birlikte,Ege bölgesinin, Kapadokya’nın da tanıtımına ağırlık verildiği takdirde, ülkemizin MICE turizminde hakettiği yere geleceğine inanıyorum.

MICE turizminin en önemli ayaklarından olan hava ulaşımında,Türkiye’nin THY gibi büyük ve lider bir ağırlığı vardır ve bu da ülkemize bir katma değer kazandırmaktadır. THY artık dünyanın hemen,hemen her yerine tarifeli olarak uçmakta, bu da ülke turizmi için bir fırsat yaratmaktadır.

MICE turizminde, eğer Turizm ve Kültür Bakanlığının desteği tam olarak verildiği takdirde, yüksek maliyetli ve kazançlı organizasyonların Türkiye’de yapılması veya Türkiye’ye kayması mümkündür. Bunu sağlamak için ülkemizin turizm’de öncülük eden ve dünyada tanınan bölgelerinde çok amaçlı kongre salonları(en az 1000 kişilik) yapılması, uluslararası otel zincirlerinin çoğalması,eğitimli turizm personeli yetiştirecek okulların açılması, bu okullarda özellikle eski ve duayen turizmcilerin eğitim vermesi gerekmektedir.

İstanbul ve Antalya’da hatta Kapadokya’da her yıl “Incentive-MICE” fuarının uluslararası turizm ve şirket yöneticilerine uygun olarak açılması, ülkemize bu dal’da gelen turist sayısını arttıracak etkinliklerdir.

Mevcut dallarına MICE turizmi eklemek isteyen seyahat acenteleri bünyelerinde yaratıcı düşünceye sahip, organizasyon becerisi olan,iki yabancı dili iyi bilen,uluslararası MICE pazarlarında iddialı olabilecek, iş takip yeteneği olan gençleri bünyelerine katmak ve yetiştirmek zorundadırlar.