25 Mayıs 2020, Pazartesi

YARININ TURİZM TRENDLERİ HAKKINDA BİR KAÇ SÖZ

Deniz Tufekci
Sağlık açısından güvenliğini ön planda tutanlar yarın sayıca çoğalacaktır.
Kendini güvende hissetmenin temel koşulu az kişinin bulunduğu ortamları tercih etmektir.
Konakladığı, seyahat ettiği, hatta yemek, alışveriş, müze gibi alanların az insanla olanını, yani kalabalık olmayan alanları seçecektir.
Ulaşım fiyatlarının bugünün neredeyse iki katına çıkacak olması, tatil tercihlerini ve uzaklıklarını da doğal olarak etkileyecektir.
sanki 1990 öncesine döneceğiz!
Bu iki konuda insanların yeni tercihlerinin ne olabileceğine bakalım.

KARAVAN TURİZMİ

1991 Körfez krizinin oluşturduğu bölgemizle ilgili güvensiz ortam algısı, 1992 yılında Yugoslavya’daki iç karışıklığın yarattığı ortamda Batı Avrupa’dan Türkiye’ye yönelen kara trafiğinin güvensiz hale gelmesi, Körfez krizinin ardından uçuş maliyetlerinin azalması, kitle turizminin sunduğu ucuz olanaklar karşısında o döneme kadar son derece önemli bir turizm seçeneği olan KARAVAN turizmi, Avrupa’dan yukarıda saydığım iki nedenden dolayı Türkiye’ye olan talebi neredeyse tamamen yok etmiş, pek yaygın olmasa da ülkemizdeki Karavan turizminin önemli konaklama tesisleri işlerini terk etmek durumunda kalmıştır.
Şimdi durum tersine dönmüştür. Turist için bir Karavan sahibi olmak, Karavan kiralamak tekrar önem kazanacaktır. Konaklaması içinde, hatta yiyeceği de içinde olan bir seyahatte her hangi bir sağlık  sorunu yaşamayacağını düşünecektir. Artan ulaşım maliyetleri ile kıyaslandığında Karavan ile seyahat etmek uygun maliyet olarak tercih edilecektir.
Yapılması gereken şudur.
Karavan kamping alanlarının yapılmasını teşvik etmek, mevcutları işler hale getirmek, Karavan sahiplerinin gerek duyduğu her türlü bilgiyi sağlayabilecekleri portalları oluşturmak, ilgili yazılımları geliştirmek, yol haritaları ve bölgelerdeki ilgi alanlarını işaretlemek, lojistik noktalarını tesis etmektir.
Türkiye Karavan turistinin gerek duyduğu her şeye sahiptir. Güzel, güvenli yollar, alt yapı zenginliği, doğa, kültür ve tarih Karavan turistini ülkemize  yeterince çekicidir.

GENÇLİK TURİZMİNE BAŞKA BİR BOYUTUYLA DÖNÜŞ

Yine aynı döneme kadar karayoluyla (tren, otobüs vs.) Türkiye’ye gelen, İstanbul’da birleşip oradan Anadolu’ya dağılan, önceleri Hippi turizmi olarak anılan, daha sonra ‘’Back Packers’’a terfi eden, genç, entelektüel kitlenin de ucuzlayan havayolu bilet fiyatlarını kullanarak doğrudan hedef alanlara gidebilmelerinin önünü açmış, Gençlik turizmi kılık değiştirerek ismini kaybetse de varlığını sürdürmüş, o dönemin gençleri bu gün başta misafirperverlik olmak üzere, yemeğinden kültürüne tadını unutmadığı Türkiye’yi yine varlıklarıyla beslemeye devam etmişlerdir.
Batı Avrupa ile Türkiye arasındaki kara ve demiryolu bağlantısının önünde bir engel kalmamıştır. Uçak fiyatlarının artık ikiye katlanacak olması, geçmişte uzak mesafelere tatil amaçlı gidebilen turistlerin fiyatlar nedeniyle yakın tatil alanlarını seçmesi olasıdır.
Sadece yaşları değil, yaşamları açısından da o kategoriye sokabileceğimiz, orta gelir gurubundaki turistin yeni adresi Türkiye olacaktır.
Alışveriş ve şehir turizmi de komşu ülkelerdeki trafiği bize yönlendirmeye devam edecektir.
Şunu hiç kimse unutmasın; Yarının turizm dünyasında kitle turizmi ve 5 yıldızlı otel tatilleri eski gücüne kısa dönemde (en az 5 yıl) asla dönemeyecektir. Kitle turizmi hacim kaybedecek, fiyatlar yükselecek, tatil süreleri bu tür turizmde kısalacaktır. Bunun temel nedeni azalan gelirler ve artan ulaşım maliyetleri olacaktır.

BÜYÜK TUR OPERATÖRLERİ BUGÜNDEN HAVLU ATMAKTADIRLAR

Büyük tur operatörlerini ortadan kaldıracak koşullar şimdiden oluşmaya başlamıştır.
Yarının turizm dünyasında küçük boyutlu çalışkan seyahat acentalarına yeterince yer açılmıştır. Bunların bu süreçte ayakta kalması ülkelerin politikalarının doğruluğu ile orantılıdır.
İç turizmin canlanması ancak ülke dışına tatil için gidenlerin bütçelerinin eski gücünde olmaması nedeniyle içeriye dönmesiyle olasıdır. Ancak ülkemizin Coronavirüs ertesinde karşı karşıya kalacağı ekonomik zafiyet, birçok iç turizm tatilcisini de piyasadan uzaklaştıracaktır.
Lüks turizm tesisleri ancak kalitelerini korumak, yanında iyi tanıtım sayesinde yaşamlarına devam edebileceklerdir.
Gerekli hazırlıkları yöneticiler yapmak, sektörün paydaşları da buna uyabilmekle yükümlüdür.
Deniz Tüfekçi
23.04.2020, İstanbul