24 Mayıs 2020, Pazar

Turizm’de Beklenen Sorunlar ve Turizm Bakanlığına Düşen Görevler

Tüm dünyayı bu yılın başından beri kasıp kavuran ve büyük ekonomik kırılmalara, yüzbinlerce insanın ölümüne neden olan COVIT-19 salgını, eski hızını kaybetse de yarattığı ve yaratacağı post-pandemic sorunlarıyla dünya gündeminde kalacak gibi görünüyor.

Bu bağlamda, alınan önlemlerin uygulamasındaki zorluklar, mevsim sıcaklıklarının erken ve düzensiz artışıyle yaşanan sorunlar, insanların normal çalışma şartlarına bir an önce dönmek istemeleri, sektörel krizlerin getirdiği ekonomik çöküntüler, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin ekonomik açıdan sorunların aşılmasında zorluklar ve uygulama eksiklikleri beraberinde getiriyor.

Akdeniz sahil çanağına sahip İspanya, Fransa, İtalya, Türkiye ve Yunanistan gibi ülkelerin en büyük gelirleri turizmden gelmektedir. Pandeminin ne zaman sona ereceği bilinmediği için, kendine özel kuralları olan turizm’de bir öngörü yapılamamaktadır. Hemen, hemen tüm AB ülkeleri ki buna Brexit’le AB’den ayrılan İngiltere’de dahil olmak üzere, turizmin ne zaman başlayacağı, charter uçaklarının ne zaman havalanacağı, konaklama sektörünün yeni önlem uygulamalarıyle sezona nasıl başlayacağı konusunda kesin bir bilgiye sahip değiller. Oysa ki, 1 milyondan fazla turizm personeline sahip olan Türkiye’de konaklama sektöründe uygulanacak kriterlerin hayata geçirilmesinin zorlukları hem otel sahiplerini hem de turizmle ilişkili restoran, Cafe, barlar, hediyelik eşya mağazaları sahiplerini de düşündürmektedir.

Türkiye’nin en büyük turist girdisine sahip bölgeleri olan Antalya, Alanya, Bodrum, Marmaris’te oteller henüz açılmamış ve herhangi bir uygulamaya başlamamış durumdadırlar.

 

Ekim 2019 sonu itibariyle sezonu kapatıp, kilit personeli ve yöneticilerini ellerinde tutan otel sahipleri, Turizm Bakanlığının COVIT önlem kriterlerinin uygulanamaz olmasından da ayrı bir zorluk yaşamaktadırlar. Çoğunlukla yabancı tur operatörleri ile sezonluk kontenjan anlaşmaları bulunan sahil otelleri, Bakanlığın kriterlerinin yeni maliyetler yükleyeceğinden ve bunları yabancı tur anlaşmalarına yansıtamayacak olmasından endişe etmektedir. Bu endişeyi aynı zamanda yer hizmetleri veren seyahat acenteleri de yaşamaktadır. Örneğin, havaalanı otel transferleri, ikişer kişi oturmalı otobüslerle yapan acenteler, kriterlere göre tek kişilik koltuklarda turistleri otellere taşıma zorluğu ile karşılaşacak ve bu da maliyetlerine yansıyacaktır. Aynı şekilde, 40 kişilik bir grubun otele girişlerinde pandemi kriterleri nedeniyle büyük zorluklar yaşanacak, bu da uzun yolculuktan sonra sıcak bir havada otele giriş yapan turistlerin şikayetine neden olacaktır. Bir başka sorun, sahil otellerine gelen turist grupları genellikle gece geç vakit otele varışlarında, aynı sorunları daha uzun süreli yaşayacaktır. Otellerin gerek yemek salonlarında, gerekse açık büfelerde ve hatta havuz, plaj gibi bölümlerinde yapılacak fiziksel değişikler ayrı bir maddi külfet getireceğinden, büyük ve küçük tesislerin yaşayacakları zorlukları da düşünmek gerekir. Yabancı tur operatörleri yolcularından 2020 tatillleri için ön ödeme hatta tamamını aldıklarından, otellere de ön ödeme yaptıklarından dolayı ayrı bir ek fiyat talebine olumlu bakmayacaklardır.

İskandinav ülkeleri temmuz, ağustos ortasına kadar herhangi bir uçuşa izin vermemektedir. Bu ülkelerden ülkemize büyük çapta turist gelmektedir. Almanya, İngiltere gibi ülkeler bu yıl büyük olasılıkla ülke içinde veya kısa uçuş süresi olan ülkelere yöneleceğinden, Türkiye’nin sadece iç turizm’den büyük bir turizm gelirine sahip olması beklenmemelidir. Okulların ne zaman başlayacağı da henüz belli olmadığından, ailelerin tatil programları da yapılamamaktadır.

Ağustos ayı başındaki 4-5 günlük Kurban Bayramı, tatilcileri çok pahalı olmayan tesislere yöneltebilir. Otel konaklama fiyatlarının ve uçak, otobüs ücretlerinde de önemli bir artış beklenmelidir. Yabancı turistlerle çalışan büyük tesislerin bu yıl tesisleri finansal zorluklardan dolayı açmaları da zor görünmektedir. Mayıs sonu, Haziran aylarında otellere gelecek rezervasyon durumları, bu otellerin açılışlarını etkileyecektir. Tesislerin açılmaması durumunda, çok sayıda turizm personelinin uzun bir süre daha işsiz kalmaları acı bır gerçektir. Turizm personeli özel eğitilmiş, her iş kolunda çalışamayacak ve iş bulamayacak insanlardır. Bu durumda, turizmde uygulanması zor COVIT19 kriterlerini hazırlayıp, otellere ve seyahat acentelerine gönderen Turizm Bakanlığının, 2019 yılında 48 milyar dolar döviz ve 45 milyon turist getiren ve bu sezonu büyük zararlarla kapatması muhtemel olan sektöre maddi ne gibi fırsatlar sunacağını bekleyip görmemiz gerekir.