23 Eylül 2020, Çarşamba

Turizm sektörünün tümünü en az bir yıl ayakta tutacak para hazır!

Deniz Tufekci
Turizm sektörü nasıl kurtarılacaktır sorusunu herkes soruyor, sormaya da devam edilmelidir.Etkilenenler kadar devletin ilgili birimleri de bu sorunun yanıtını olıuşturmakla yükümlüdür.
Mevcut 2020  bütçesinin temel dayanakları, bütçe hazırlanırken ortaya konan varsayımları, koronavirus nedeniyle  ortadan kalkmıştır.
Tüm ekonomistlerin birleştiği bir konu, 2020 yılına geldiğimizde Türkiye ekonomisinin derin bir krize gireceği idi. Beklenen bu krizden etkilenmeyecek nadir sektörlerden birisi, belki de birincisi turizm idi. Demek oluyor ki, Koronavirus daha önce etkilenmeyeceği açık olan turizm sektörünü bu şekilde  doğrudan etkilemiştir.
Koronavirus en önce turizm sektörünü etkilemiş ki bu sektör 43 milyar dolarlık net bir geliri ülkeye sağlamış sektör olarak ödemeler dengesine çok önemli katkı sağlayan, açığı azaltan en öncelikli sektör olarak ortaya çıkan ,devlet dairelerindeki çelik dolaplar üzerinde yazan ‘’ Yangında öncelikli olarak kurtarılması gereken’’ iki sektörden, tarımla beraber turizmdir.
Turizm sektörü, mevcut durumdan asıl ihtiyacımız olan yeni gelir kaynakları oluışturmak kadar önemli, mevcut yapıyı da korumaktır.
Bu durumda korunması çok önemli olan mevcut yapı ‘’turizm ‘’ sektörüdür.
Peki nasıl korunacak bu sektör?
Sermayesi bina, taşıt aracı gibi fiziki yapıların dışında akıl, bilgi beceri diye sıralayacağımız servis becerisi olan bir sektörün birikmiş bir sermayeye ne ihtiyacı vardır, ne de işin gerçeği, son 5 yılda siyasi hatalar sonucu ekonomik olarak zayıflatılması nedeniyle birikmiş bir sermaye yapısı vardır.
Durumu bu şekilde saptadıktan sonra söylenecek tek bir şey vardır, o da sektörün tamamına hayatiyetini ,yaşamını sürdürebilmek için nakit hibe desteği sağlamaktır. Yıllık nakit hibe desteği toplam tutarı yapılan hesaplara göre bir milyar doların biraz üzerinde olan bir tutardır.
Sayısı bir buçuk milyona yaklaşan turizm personelinin  asgari ücretle istihdamının devamı,bu çalışanların  SGK pirimlerinin devletin kurumlarınca karşılanması gibi temel ihtiyaçların yanında üretimin devamını sağlamak açısından seyahat acentalarına tanıtım ,pazarlama gibi desteklerin de hibe olarak sağlanması sitemin tehlikenin geçmesi,yangının, pandeminin sona ermesinden sonra yürüyebilmesini, işlemesini sağlayacaktır.
Bu borç, kredi vererek, pirim borçlarını öteleyerek sağlanamaz.Şuna benzer, yaşamınızı sürdürebileceğiniz yiyecekleri buzdolabına koymuşsunuz bozulmasın amacıyla, ama dolabın elektriği kesilmiş.İstenen de sadece dolaba kesilen elektrik gelene kadar, bir başka kaynaktan, jenartörden sağlanmasını istemektir.Devletin jenaratör desteği olursa, dolapta,vatandaşlarının beslenmesini sağlayacak yiyecekler korunacak, bozulmayacak, tüketilebilir durumda kalacaktır.
Devlet parayı nereden bulacak? Bütçede para mı var?
Bütçe 2019 son aylarında görüşülürken bu sorunlar hiç hesapta yoktu. Bu hesaplara göre yapılan bütçe şimdi alt üst olmuş görülebilir.Bunun yollarından biri ‘’ek bütçe’’ yapmakyan geçer.
Ek bütçenin kalemleri ne olacak? Diye sorabilirsiniz.
Ben devletin bir organında görevli değilim, pek de anladığımı söyleyemem. Ama şunu görebiliyorum.
Bu yüce devlet, Başbakanlığı, parti başkanlığı ve en sonunda Cumhurbaşkanlığı döneminde Erdoğan eliyle ,kararıyla yabancı göçmenlere  kendi ifadesiyle 50 milyar dolar parayı hibe olarak vermiş, harcamıştır. İnsanlık adına yabancılara  yapılan bu yardımın çok daha azını, kırkta birini turizm sektörüne yapmak, bu ülkenin öz evlatlarına, yüz milyar dolardan çok yatırımın olduğu bu sektöre, ülkenin en aydın, bilgili, kültürlü çalışanlarının olduğu sektördeki beyin gücüne  destek olmaktan daha doğal ne olabilir ki!
Lüks harcamalardan, makam arabalarından, uçak safahatından ,yazlık saraylardan vazgeçerek , tartışmalı bir çok yatırım planından, borçları erteleyerek, zorunlu köprü otoyol ödemelerini bir süre erteleyerek ya da koşullarını gözden geçirip yeni anlaşmalar yaparak bu kaynak sorunsuz biçimde sağlanabilir. Devlet bu, bu güne kadar nelere  kadir olmamış ki.
Sektöre söylüyorum, gelinim sen anla.