14 Nisan 2021, Çarşamba

Ben kıskanıyorum

Esat Yalçın

Gazetelerde bir haber vardı “Yunanistan önümüzdeki 10 yıl için Turizmini planlıyor”. Haber Türkiye’ de sektör içinde ya da dışında pek de fazla yankı bulmadı. Bence haber önemliydi. Yunanistan Avrupa pazarı kaynaklı gerçekleştirilen turizm hareketlerinde 80’li yıllarda ve 90’lı yılların ortasına kadar deniz tatili açısından İspanya’dan sonra en önemli 2. pazar payına sahip ülkeydi. 90’lı yılların 2.yarısı ve sonrasında Türkiye’de değişen turizm anlayışı ve büyük alt yapı ve üst yapı yatırımları ile Türkiye ön safa geçmişti. Hedefler sürekli büyütülüyor zaman zaman gecikmeler olsa da hedefler gerçekleştiriliyor; acentalar, yabancı ve Türk kökenli tur operatörleri, THY ve özel havayolları ve otellerin pazarlama ve satış yapmadığı ülke neredeyse kalmamış hale gelmişti. Bir yandan tatil yörelerine olan, diğer yandan kültür turları ve MICE sektörüne olan talep ve sektör paydaşlarının çalışma ve mücadeleleri hükümetler ve bakanlık tarafından ne kadar görülebiliyor ve takdir ediliyordu bunu tam bilmek mümkün olamıyor sadece sonuçları itibarı ile sektörün övünç kaynağı olduğu duyuruluyordu. Bir de sayısal turist artışının kişi başı turizm gelirine de benzer yüzdeler ile yansıması arzusu dile getiriliyordu. Sorunsuz ve güzel günlerde sektörün tamamı aynı çerçevede hemfikir olmuşcasına varını yoğunu ortaya koyarak, yatırımlarına devam ederek çalışıyordu.

Ne zaman ki Covid 19 / Corona Pandemi olarak ilan edilip sorunlar ve maddi ve manevi sıkıntılar başgöstermeye başladı, sektör ve paydaşları kendini bir anda yalnız hissetmeye; bunca yıldır yılmadan çalışmanın karşılığını bakanlık ve devleti yönetenler katında göremeyince pişmanlıklar, üzüntüler, sızlanmalar, şikayetler, karşılıksız kalan talepler, gerçekleşmeyen ümitvar senaryolar, hatalı uygulamalar, hatalı açıklama ve gerçekleşmeyen destek vaatleri ortaya çıktı. Bunların sonuçları halen kendini tam olarak nihai şekli ile göz önüne sermemiş olsada büyük ihtimalle önümüzdeki aylarda pandeminin de devam etmesi halinde kapanan ya da el değiştiren oteller; kapanan acentalar ve diğer işletmeler, sektörden ayrılan yetişmiş tecrübeli elemanlar olarak gözlenebilecek. Özellikle 2021 yılında da pandemini devam etmesi sebebi ile sezondan beklentilerin yavaş yavaş kaybolması ve sektör paydaşlarına gerçek anlamda hiçbir destek verilmemesi durumunda göreceğimiz senaryo sadece üzüntülere sebep olmayacak aynı zamanda Türkiye Turizmi’ nin önümüzdeki 5 senesine de büyük darbe indirmiş olacak.

İşte tam da bu noktada son yıllarda pek fazla kale almadığımız belki de küçümsediğimiz Yunanistan hükümet olarak yaptığı açıklamanın ilk adımını attı. İlk adım çok sade ve gerçekciydi. Yunan turizmini yıllardır sırtlamış ve bugünkü durumuna getirmiş olan acentaları, tecrübeli elemanlarını, bilgili, tecrübeli, dünya ile ilişkiler kurmuş olan acentacı ve turizm sektör yöneticilerini kaybetmemek; yarın Pandemi sona erdiğinde onların hepsini yanında görmek. Herşeye tekrar sıfırdan değil belli bir artıdan başlayabilmek. Zaten pandemi başından itibaren vermiş olduğu € 548.- aylık maaş desteği ve bireysel ve kurumsal % 60-80 kira desteğinin yarın için yetmeyeceğini görmüştü. Yapılan destek çok basitti, tek elden bürokrasisiz ve devletin kasasından yani aracısız. Kasım ayı ortasında Acentalara giden bilgi şuydu.

“2020 Eylül veya Ekim sonu cironuz 2019’un ayni dönemimdeki cironuzdan % 20 veya daha çok azalmış ise kredi talebinde bulunabilirsiniz.” İlave şart ve esaslar 1 Eylül 2020 de istihdam ettiğiniz elemanlarınızı 31 Mart 2021’e kadar işten çıkarmayacaksınız. Size mali durumunuza ve kaybınıza göre tahsis edilecek kredinin % 50’si HİBE olacak; diğer % 50’si Ocak 2022’den itibaren 40 ay taksitlendirilecek ve yıllık kredi faizi % 0,74 olacak. Evraksal bürokrasinin tamamı mali müşavirin hazırlayacağı 2019 ve 2020 yılı söz konusu aylara ait rapor ve talep dilekçesinin gönderilmesinden ibaretti. Bu döküman ile bağlayıcı olmayan bir müracaat yapıyorsunuz ve 2-3 gün içinde size her türlü vergiden muaf alabileceğiniz destek kredi tutarı bildiriliyor. Gelen kredi tutar bilgisini kabul ettiğiniz takdire de onay gönderiyorsunuz. 3 işgününü geçmeyen bir sürede belirtilen kredi tutarı her hangi başka bir evrak vs.’ye ihtiyaç duyulmaksızın acentanız banka hesabınıza havale ediliyor. Neyin nasıl olduğu yönünde Yunanistan’da işbirliği yaptığım acentacı dostumun kendi müracaatı ile ilgili bana vermiş olduğu rakamsal bilgi şu şekilde: 2019 yılına ait cirosu 360 bin €uro; 2020 yılına ait cirosu 50 bin €uro ve tahsis edilip ödenen kredi tutarı 208 bin €uro. Yani 104 bin €uro devletin hibe ettiği tutar oluyor. Bakiye 104 bin €uro’ yu da 2022 Ocak ayından itibaren Bin €uro civarında bir faiz de eklenerek 40 ayda (ayda € 2.600.- ) geri ödeyecek. .(20 Kasım da müracaaat etmiş; 23 Kasımda bilgi gelip onay vermiş; 26 Kasımda banka hesabına havale gelmiş)

Evet Turizm alanındaki anlayış ve bakış açısındaki farkı görmekteyiz. Biz Türkiye de turizm sektörünün eriyerek yok oluşa doğru gidişini gözlemleyip yaşarken, komşumuzun aynı sektöre verdiği değer ve desteği kıskanmamak elde değil. Bizde de acilen benzer bir uygulama olmazsa “50 milyon turist; 50 Milyar dolar döviz” hedefini sayıkladığımız rüyaları görmeye uzun bir süre devam ederiz.

Latest posts by Esat Yalçın (see all)