28 Eylül 2021, Salı

Felaketin eşiğinde değil, içindeyiz – 2

Adil Akbaşoğlu

Ne kadar doğru yazmışım .Tecrübe ve hislerim beni yanıltmadı.

İki hafta önce yazımı okuyamamış olanlar ,üzülmeyin bu yazımı okuyarak’’ yapmamız gerekenleri’’ yakına getirmenin, aciliyeti ve ciddiyeti; ortaya çıkmaya başladı.

Gerçeklerden siyasi emeller üzerine fantezi fikirler üreterek çizilen

yol haritalarının sonuçlarına katlanmanın artık imkansız olduğu ve

maalesef sadece sadece Türk Turizmine değil Türk ekonomisi’ne, yani ihracatçımıza, çiftçimize ,tarıma, sanayiye, bankacılık sektörüne kendi öz bankalarımız ve sermayedarlarına ….

Ticaret paydaşlarımıza yakın dönemde Amerikan başkan Biden ve elemanları tarafından zarar verdirileceği aşikar olan bugün;

Amerika, Avrupa, Rusya el ele vermiş TC’nin engellenmesi , iktidarın değişmesi, ülkenin çökertilmesi üzerine planlarını uygularken bizim bu duruma nasıl geldik neden geldik kim getirdi münakaşalarını yapmak yerine ;

Büyük TC için çalışan bir plan’ın birdenbire ‘’yanlıştı bu plan ’’ denilerek geri adım atmak yerine ,aklında fikir kalmayan biçare yöneticilerin ülke düzeninden karar mercilerinden öncelikli olarak uzaklaştırılmalarının gerekliliğini ortaya koymak gerektiğini söylemek istiyorum.

Bunun için iktidar değişikliğinden ‘’bahsetmiyorum.’’O iş zamanı gelince sandıkta olmalı .

İktidar içinde beceriksizlere el çektirilmesi gerekliliğinden bahsediyorum.

Kendi konum olan Turizmden bahsedeceğim.

Ülkemizi ihya ettik ,yollar, enerji kaynakları, alt yapılar, çevre düzenlemeleri, arkeolojik değerler ,parklar bahçeler ,sit alanları, binlerce mega oteller, onbinlerce butik oteller yaptık. Araçlar satın aldık, otobüsler çeşit çeşit yüzbinlerce ve gene yüzbinlerce insanımızı turizme yönlendirdik. İnandırdık onları TC Turizmine yatırım yapmaya;

ve uçaklar aldık uçaklarımızı yeniledik bugün yerli şirketlerimiz ve Milli hava yolumuz toplamda 600 uçaklık bir filoya sahip oldu ve İstanbul havalimanının açılması ile “beyond” seferlerde merkez konumun İstanbul olmasını istedik .

Bu noktadan geri adım atmamızı istiyor ‘’Dünya Efendileri’’

Çok oldunuz diyorlar.

Ve en büyük kozu oynuyorlar; Açıklıyayım,

1975 den bugüne Türk Turizmi bu noktaya gelebildiyse Türkiye’nin Avrupa ve Amerika’ile global dünyada ticaret yapabilme ve onların müşterimiz olmaları ve hep yanımızda var olmaları sayesinde birlikte ulaşılmışdır bu noktaya.

Bu birlikte kazanma devam etmelidir ki bunca çalışma heba olmasın.

Ama bunun çözümü iktidar değişimi değildir.

İvedi şekilde ulaşılmış olan yapının daha da Avrupa ile entegrasyonu TC’nin Milli hava yolumuza bir veya iki ,kendi ülkesinin özel değil Milli hava yollarının satın alınarak özellikle ve öncelikle; Avrupa da sağlam ayaklarla uçabilmekle sağlanmalıdır.

İktidar mensuplarına akil insanlarımıza karar merciimize seslenmek istiyorum;

‘’Alitalia’’

Görüştünüz bir dönem , o günler her şey sağlıklı iken gereksiz para görülüyordu ,az değildi zararı masrafı.

Ama bu ortamda LH’nin TK ya her türlü engellemeyi yapacaği bir ortamda ; diyeceğim odur ki;

Avrupalının Türkiye’ye gelemeyeceği getirtilmeyeceği bir durumun içindeyken alın şu Alitalia‘yı , hani tıpış tıpış gelecekler lafını söylemiştiniz ya işte o zaman bizlere sevgileriyle çiçeklerimizle gelsinler. Gerçek olsun.

Satın alın şunu . Hem uçaklarımıza tüm İtalya havalimanları baz olsun, hem ele geçirin tüm Avrupa’yı ,ALİTALİA hatlarıyla.

Hem ihracatımız ilişkilerimiz de birden bir düzene girecektir. TC pasaportuna kazanmış olduğu itibarı daha da kazandırmış olun.

Thy’nın ezici gücüne ezici bir güç daha katın.

Alitalia ülkesinde iflas etti. İtalyan hükümeti Alitalia yerine İta diye yeni bir şirket kurdu paraları yok, sermayeyi Almanya’dan bekliyorlar.

Tam zamanıdır.

Bakın 2019 da bana böyle bir şeyi baska biri söylese

‘’delirmişsin’’ derdim .

Ama; bugün risk ettiğimiz sermaye ,nerdeyse ülkenin esenliği ile özdeştir.

Böyle bir plan uygulanmaz ve Almanya’nın ağzına bakarak acaba turist gönderirmi veya gönderirse nasıl gönderir düşünceleri ile günü kurtarmak ve beklemekle ve belki de göndermesi veya geçen sezon gibi sadece Türk vatandaşlarını göndermesi gibi çözümler ‘’yüzeysel’’ ama yine de yararlı fakat geçici çözümler olarak kalacaktır.

Kasım 2021’ ye ulaştığımızda elde edeceğimiz gelir kaybettiklerimizin yanında ‘’devede kulak’’ olma ihtimali vardır.

Bu nedenle akılcı yaklaşım; Thy şirketimizin Alitalia İtalyan Milli Hava yollarını satın alarak kurtarması ve birlikte Avrupa yoluna devem edilmesi Türk vatandaşlarının tüm dünyada ve Avrupada dolaşımlarının aynen geçen dönemlerde olduğu gibi sürmesinin sağlanması elzemdir.

İtalyan milleti ‘’bize benzer ‘’gururludur.

Onlar Roma imparatorluğunun torunları bizler Osmanlı

beraber Dünya’yı yeniden kuralım. Onların da güvenebilecekleri bir ortağa ihtiyaçları var. Almanya’ya güvenmezler.

İtalyan müşteri Avrupa’nın en çok para harcayan turistidir.

Bunu alaylı meslekdaşlarımız bilirler !