27 Eylül 2021, Pazartesi

Turizm kime muhtaç?

Deniz Tüfekci

Türk turizmi de, turizmcisi de size muhtaç;
30 Ağustos 2021 günü yazılan bu yazı, ülkemiz turizmine ayna tutup, durumu gözler önüne serip,bu durumdan kurtuluş için kimin ne yapması gerektiğini anlatma amacıyla yazılmıştır.

Ekim ortalarına kadar %100 doluluğun normal olduğu Ege’nin Akdeniz’e birleştiği bölgedeki turizm kasabalarında, örneğin Fethiye, Ölüdeniz bölgesi daha şimdiden boşalmış durumdadır.30 yıldır böyle bir tablo hatta geçen yıl bile görülmedi.Günübirlik yerli turist hareketi dışında bir turizm hareketi yoktur.

Bu tablo Marmaris’ten Bodrum’a, Didim’den Kuşadası’na, Ayvalık’tan Çanakkale’ye kadar böyledir. Tablo İstanbul’dan Van’a Karadeniz’den Kapadokya’ya kadar da farklı değildir.

Antalya’daki doluluklar devam etse de, tur operatörlerine verilen fiyatların maliyetleri karşılamaktan uzak olduğu, servis kalitesinin korunamadığı gerçeği ortadadır. Maliyetleri aşağı çekmenin bir yolu da sınırdan kaçak giriş yapan Afganlilari otellerde çalıştırmak.

İşin içinde olan birisi olarak, yok böyle değil! diyebilecek bir sektör mensubu olacağını da istisnalar hariç düşünemiyorum.
Covit-19 ve her gün Yunan alfabesinden bir harf verilerek “varyantları’nın” ilan edildiği günümüzde dünya ölçeğinde turizm hareketleri durmuş ya da yavaşlamıstır. “Turizm ülkesi” sıfatlı Türkiye bu durumda dünyada en ağır darbeyi yemiş ülkelerin başındadır.. Türkiye’ye daha 2 yıl öncesine kadar en çok turist gönderen 10 ülkeden gelen turist sayısı %50-90 oranında azalmıştır.Rusya ve Ukrayna dışında her ülke neredeyse seyahat yasağı koymuştur.
Bu “kader” değildir.
Türk turizmcisi kime muhtaç?
Önce devletin ve hükümetin başı olan Cumhurbaşkanımıza.
Salgın konusunda hükümetin aldığı ama bir türlü denetleyip yürütmeyi beceremediği önlemler bunun birinci nedenidir.
HÜKÜMET içinde bir koordinasyonun sağlanamadığı ortadadır.
Cumhurbaşkanlığı makamının aldığı kararlara başta Cumhurbaşkanımızın uymaması, mitingler toplantılar yapması hepimizin bildiği konulardır. Halk bunu gördükçe kendine önerilen önlemleri almakta gönüllü olmamıştır.
18 aydır salgın konusunda alındığı söylenen tedbirler turizminin işini kolaylastirmamistir.
Birçok ülkeye göre Türkiye kırmızı listededir .
Sağlık bakanlığının uyarılarına karşın gerekli önlemler alınmamaktadır. İçişleri bakanlığı bu konuda organize değildir. .Maliye bakanligi eli ile cezalar yazilmakta olsa da yaygın kanı cezalarin af edileceğidir.
Bazı ülkelerin Türkiye’yi kırmızı listeye almasının nedeni politik!miş!.
Dışişleri bakanlığı ne iş yapar! , demeyeceğim, ama bu konuyu çözmekte başarılı olmadığı açıktır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı bana göre eli kolu bağlı,getirdiğini düşündüğüm önerilerin, hükümetin başı tarafından hatta bazı bakanlıklar tarafından önemsenmedikleri kanısındayım.
Canla başla yapıldığı söylenen iyi niyetli çabalar ile sonuç alınamadığı ortadadır.
Turizmcilerin imdat çığlıklarını duymazdan gelen Cumhurbaskanımız bu ülkeye çok ağır bedeller ödeteceğinin farkına varmalıdır.
Kısa s
Çalışma ödeneğinin tekrar devreye sokulması kangren olnakta olan yaraya merhem olmaktan başka işe yaramaz.Turizm ölüyor .
Yoğun bakımdan ya sağ çıkacak ya da Kıbrıs’ın Maraş bölgesindeki turizm! noktasına hızla yol alacağız.
Bu koşullarda bir çok otel nitelikli eleman bulmakta zorlanmaktadır.On bu jat hizmetleri ve deparymqnlara eleman ihtiyacı çiğ gibi büyüyor , bunun nedeni sektördeki elemanlari isletmelerin ellerinde tutamaz hale gelmesidir
Somut olarak ne yapılmalı,bunu kisaca bir başka yazıda anlatacağım.