15 Ağustos 2022, Pazartesi

“Demokrasi turizmin oksijenidir”

Turizm eliyle yurda yayılmasının öneminin farkında olan CHP yönetimi ve deneyimli turizmciler, bunun düşünce temellerini attıkları çalıştayların sonuçlarını CHP Genel Başkanı başkanlığında değerlendirdiler.

Çalıştayda Deniz Tüfekçi açılış konuşmasında çeşitli konularda görüşlerini aktardı. Konuşma şöyle,

“Koalisyon ortağının, Toroslardaki köylüleri kalkındıralım, Elmalıya cami yapalım önerilerini gözardı edip 1973 yılında Güney Antalya projesini hayata geçirip bu gün 12 milyar dolar civarında döviz girdisini sağlayan sahil turizminin temelini atan , 91 yılında turizmin çeşitlendirilmesi konusunda gösterdiği çabaların sahibi CHP’nin değerli yöneticilerini, atılan o temel üzerinde oluşturdukları sosyal ve fiziki yapılarıyla dünya çapında turizm hareketini oluşturan değerli turizmci meslektaşlarımı saygı ile selamlıyorum.

Ne görüyorum
*Size baktığımda,
* iktidar olduğunuzda çalışan sayısı ile, yatırımı ile, döviz girdisi ile tüm sektörler arasında birinci olan turizm sektörüne önem veren bir siyaset anlayışını, sektörlerle beraber hareket etmeyi ilke edinmiş yeni siyaset anlayışının sahiplerini, o iradeyi görüyorum.
*Baktığım zaman işportaya düşürülmüş turizmi, dünya çapında olması gereken görkemli, saygın yerine oturtmayı amaçlayan siyasi iradeyi görüyorum.
*Bunun ilk işaretlerini sayın genel başkan Ankara ziyaretimizde turizmi konu alan görüşmede ayırdığı uzun süre, dikkatli dinleyişiyle, ilgisi ile gösterdi .
*Bunun işaretini, Ekonomiden sorumlu başkan yardımcısı Faik Öztrak’ın iki saate yakın konuları ilgiyle dinlemesi ile gördük.

*Bu gün bu toplantının yapılabilmesi koşullarını, siyasi iradesi ile uygun görüp, İstanbul İl turizm komisyonunu kurduran, destek olan, komisyon çalışmalarını başkan vekili ve başkan yardımcılarından oluşan üç il yöneticimizi görevlendirerek destek veren İl başkanı Sayın Kaftancıoğu şahsinde beliren desteği görüyorum,
*bir yılı aşkın süredir yapmış olduğumuz 47 toplantıyı ilgisiyle yöneten Hale hanımı, Eser ve Mahir beyleri görüyorum,

Turizmciler
* Turizmde başarı olarak gösterilen tabloların yaratıcısı olan, yurdun dört bir yanında bu başarıya imza atıp bu muhteşem oyayı işleyen turizmcileri görüyorum.
*Yarın, daha görkemli turizm oluşumunu nasıl oluşturacaklarını bilen meslektaşlarımızı görüyorum
*Son 7-8 yılda Afet koşullarında depremden yangına, sel felaketinden kuraklığa tüm olumsuzluklardan mağdur olup bu koşullara karşı ayakta kalmayı başaran, gelecek kuşakların aynı sıkıntıları zorlukları yaşamaması adına bu gün burada olanları görüyorum.

Tanıştırma
Her iki yapıyı da, 74 yılından bu yana üyesi olmaktan onur duyduğum CHP ile, 77 yılından bu yana uğraşım olan turizmin paydaşlarını yakından tanıyan bir kişi olarak sizleri tanıştırmak için bu girişi yaptım, bu tabloyu oluşturan sizleri ayakta alkışlıyorum,siz de bu iki muhteşem yapının mensupları olarak birbirinizi bakın
alkışlayın.

NEDEN BU ÇALIŞTAYA GEREK VAR

*Bu sipariş üzerine düzenlenmiş bir çalıştay değildir,Bu çalıştay CHP üyesi, sempatizanı, paydaşı, yanında, başka siyasi görüşe üye ya da sempati duyan turizmcilerin de umut gördüğü, ona umut bağlayan turizmciler tarafından sahadan gelenlerce, ülkemizin farklı turizm bölgelerinden, farklı alt dallarda faaliyet gösteren ,çalışanı, işletmecisi, yatırımcısı ile bir bütün olarak ülkemizin tüm bölgelerine turizm eliyle refah getirme çalıştayıdır.
Bu arkadaşlarımız umut olarak gördükleri için CHP’nin düzenlediği bu çalıştaya katılmaktadır.
Bu çalıştay Türk turizminin önüne bir ufuk açacaktır.
Ülkemizin ve turizmin geleceği ile ilgili sorumluluk duygusuyla bir araya geldik.Kolektif kimliğimizin yansımasını burada görüyor, sergiliyoruz.
Kalkın ayağa, bu böyle gitmez, gitmemeli, gitmeyecek diyenleriz.
Bu gün siyaset için değil, turizm için buraya gelen CHP yöneticilerine eşlik eden turizmciler bir birlikteliği sergiliyor burada, siyaset buradan, doğrudan ilgililerinden besleniyor.
Türkiye’nin her köşesine, köylerine refahı taşıyacak turizm anlayışı, çeşitliliğini sunmak için burada bir aradayız.

Demokrasi turizmin oksijenidir.
*Gezi’den bu yana ülkemiz demokrasi dersinden her sınavda bira daha kötü not alıyor, OHAL koşullarında geçen iki yıl boyunca notumuz daha da düştü.
Gözaltılar, tutuklamalar, basının içler acısı durumu,demokratik değerlere bağlı batı dünyasını ülkemizden uzaklaştırdı.Satınalma gücü yüksek batılı turiste uygun servislere sahip ülkemize sırtını döndüler.
*Demokraside üst sınıfa geçemezseniz ,turizmde sınıf atlayamazsınız.
İnsan yaşamında oksijen ne ise, turizmin yaşaması için demokrasi gereği odur.
*Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşıyoruz,bunu laf olsun siz memnun olun diye değil, dünyayı gezmiş görmüş,yaşamış insanlar olarak biliyoruz.67-68 medeniyetin 42’si bu topraklarda yaşamış,yer bulmuştur.
*Bir tehdit var,bir sıkıntı bir telaş var , bir kaygı var turizmcilerin yüzünde. 50 yıl önce temelleri atılan, 90 lı yıllarda o temelleri güçlendirenlerin eserleri, bu gün yok olma tehlikesiyle yüz yüze, karşı karşıya,bunu görüyorlar, bundan korkuyorlar.
*Otel bir yılda yapılır, ama turizmci on yılda mesleğinin erbabı olur.
Ama asıl değerli yatırımımızı ,yetişmiş turizmci kadroları,nitelikli kadroları yitiriyoruz.
En büyük oteli bir yıldan az sürede yapabiliyorsunuz, ama iyi bir turizmci on yılda yetişiyor. Okulda aldığı bilginin üzerine on yıl daha saha eğitimi alması gereliyor iyi bir turizmci olabilmek için.Sadece otellerimizi, uçaklarımızı değil, turizmcimizi yitirİyoruz, yenileri gelene kadar on yıl kaybedeceğiz bazı dallarda.
*Kapış kapış gidiyor turizmcilerimiz yurt dışındaki tesislere.Tehlikenin en büyüğü budur.
*35 milyar dolar getirildiği yıl, çarpan etkisiyle ekonmideki karşılığı 46 milyar dolar olduğunu sanırım ekonomistler iyi bilir. Böyle müthiş potansiyelli ülkede yapılanları biz çok yetersiz, güdük, hatta hiç bir şey yapılmasaydı da turizmciler bu rakamları getirebilirdi.
*Akdeniz çanağındaki rakibimiz olduğunu söyleyebileceğimiz İspanya’ya karşı bir çok alanda mukayeseli tartışmasız üstünlüğümüz vardır2022 yılı nda 85 milyon turist, sıkı durun, 120 milyar dolar döviz girdisi bekliyorlar. Neyimiz eksik? “