21 Şubat 2020, Cuma

Yatakhane Turizmi

Refet Kayakıran

Turizm yatırımcılarımız ve birçok kamu ve özel kurumun liderleri düzenledikleri toplantıda; ‘’Türkiye, Konaklama yatırımlarında büyük fırsatlar sunan bir ülkedir’’, diyerek, ayakta birbirlerini alkışlıyorlar.

Sonra, tekrar toplanıyorlar ve muhteşem projeksiyonlarla 3. Yaş turizminden girip, yazlık ikinci konutların turizme kazandırılmasından çıkıp, yatak yatak fırsatlarını, ODTÜ doktora tezi düzeyinde sunuyorlar. (Yani Ege-Akdeniz deki deki tüm yazlık konutlar turizme nasıl kazandırılır diye 1980 lerden kalma projeleri ısıtıp getiriyorlar veya yeniymiş gibi üretiyorlar!)

Yüzlerce sayfa arasında bir tane, Allah’tan, şu cümle var: ‘’Elbette bu yatakların doluluğu için 12 ay turizm konusunda ayrı çalışmalar yapılmalıdır’’… Breh breh, siz yapmazsanız, kim yapacak acaba bu çalışmayı?
İşin komik yanı, bu toplantıyı yapanların otelleri 6 ay verimli zar zor çalışırken hala yeni ve ancak 6 ay çalışacak yatakları eklemek için doyumsuzca sunum yapmaları.

Eh bunu dinleyen devlet durur mu? Hooop Urla Çeşme kamulaştırma yasası ile zart diye bir master plan çıktı bile.
Ladies and Gentlemen (projeler yabancı da, anlasınlar diye), bu ülkenin turizminin sorunu yatak azlığı değil, mevcut kapasitenin 12 ay dolmasıdır… NOKTA!

Bu işin yatırımcıları ve tüm sektör paydaşları oturup 12 ay turizm için kıyılarda, kentlerde, dağlarda, ovalarda… Özetle Destinasyon bazında projeler üretmedikçe, yatak yatak üstüne sadece enflasyon yaratır ve aynen genel ekonomi gibi, Türkiye turizminin değerini yerlerden süpürürsünüz… Donduracaksınız yatakları ve çevreye, yani destinasyona bakacaksınız 10 yıl-20 yıl !

Siz Çeşme’ye ilave binlerce yatak yapana kadar, Çeşme nasıl 12 ay turist alır düşünmek uygulamak zorundasınız!
Siz Çeşme’ye havalimanı yaparsanız Çeşme bittiği gibi, İzmir-Çeşme arası Narlıdere, Güzelbahçe, Çeşmealtı, Urla biter…

Siz daha İstanbul’un Boğaz’daki eğlence mekanlarını tartışamazken, bir Suaada gibi mücevhere dokunamazken, Reina’yı bir harabe olarak tekne turlarına sunarken, hangi eğlenceden bahsedersiniz Çeşme’de acaba?

Siz daha İstanbul’u bir master planla (depremi ayrı) Modasıyla, Suadasıyla, Haliç’ teki, Marmara’daki adalarıyla planlayamazken, çok merak ediyorum acaba Çeşme’deki muhteşem kamulaştırmadaki eğlence merkezleri ne yapacak acaba? Basit bir soru; bu eğlence merkezleri 1 Haziran-30 Eylül mü çalışacak yoksa 12 ay mı ? Var mı cevabı? Eller havaya barlarıyla mı eğlence olacak, yoksa 12 aylık Moulin Rouge mu olacak?

Aslında Türkiye turizminin sorunu, tamamen yaşam tarzı ve eğitim ile ilgili! Mesela Barcelona her şey dahil satmaz… Bunun için Antalya’ya, Ege’ye öyle basit eğlenceler bir kenara, Disneyland de, Olimpiyat da yetmez… Mimar Sinan’lar, Sedefkar’lar, Miro’lar, Gaudi’ler gerekir… Nerede onlar? Nerede onları izleyecek, alkışlayacak, müze gezen insanlar? Kimdir Antalyalılar, İzmirliler, Çeşmeliler? “Haydi eller havaya’’ barlarıyla kültür yaratılmıyor… Şehrin gezmeye, görmeye değer kültürünü hemşehrileri yaratır…

Yataktan rantiyeyi bırakıp, mentaliteye bakarsak çok iyi olur. Mesela tüm öğrencilerin müze, konser, tiyatrolara yılda kaç kez gittiğine bakabilir… Bunlardan kaçının heykele, resime, müziğe yönlenmesi gerektiğini tartışabilir… Ve içlerinden birinin, Gaudi’den öte özgün tasarımlarını, Antalya karayollarını süsleyen portakal heykelleri yerine koyacağını… Tüm dünyanın bu mimari şaheserleri görmeye geleceğini… Ve otellerin 20 yıl sonra da olsa, 12 ay dolarak sadece oda kahvaltı satacağını hayal edebiliriz… Veya 20 yıl sonra eğitimde heykeli değil de hala türbanı tartışırken, her şey dahilin dayanılmaz tartışma zevkine de aynen devam edebiliriz.

Bu eğitimle elbette yatakhane turizmi ve her şey dahil gibi icatlarımız sürecek… Bir Mimar Sinan, bir Gaudi yetişmedikçe, elbette otel dışı kültür ve eğlence merkezleri gelişmeyecek ve oteller sadece oda kahvaltı satamayacak…
Eğitimi sanat dallarında değil, türbanla tartışan bir ülkede, elbette turistlere görülecek kentler değil, duvarlar arası, tıkınılacak mekanlar sunulacak…

Ve elbette tüm bu yeni görgüsüz projeler çöldeki Dubaiye özenecek ve Katarlılar talip olacak…